Mesleğimizle ilgili paylaşmak istediğiniz makale ve konuları bu bölümde sizin adınıza yayınlayabiliriz...
Yayınlanmasını istediğiniz makale bilgilerini ve görsellerini göndermeniz yeterlidir.
email : gokhandogru@gmail.com
İLGİ : a) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 2013/11 sayılı genelgesi.
b) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 2025/4 sayılı genelgesi.
c) Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 361 sıra nolu Genel Tebliği.
d) Cumhurbaşkanlığı’nın 2024/7 sayılı Tasarruf Tedbirleri konulu genelgesi.
İlgi (a) genelge ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22 nci maddesinde yer alan, tapulama ve kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan kamu kurum ve kuruluşlarına ait yerlerin tescili yapılır hükmü kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup kadastro harici bırakılan yerler ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz yerlere ilişkin tescil taleplerinin karşılanmasında uyulması gereken hususlar ile bu talepler kapsamında ne şekilde işlem yapılması gerektiği hususları talimatlandırılmış, ilgi (c) Genel Tebliğ ile de Hazine adına idari yoldan yapılacak tescil işlemlerinin, bundan böyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yürürlüğe konulan 2013/11 (1748) sayılı Genelgede (İlgi (a) genelge) belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yapılması gerektiği belirtilmiştir.
İlimiz dahilinde idari tescil talebinde bulunulan alanların varlığı ve yoğun bir şekilde tescil taleplerinin oluştuğu göz önüne alınarak, anılan mevzuat çerçevesinde işlemlerin belirtilen usul ve esaslara göre yürütülmesi ve işlem birliğinin sağlanması amacıyla konunun bir kez de müdürlüğümüzce açıklanması gerektiği kanaati oluşmuştur.
Tescil talebine konu alanın tapulama/kadastro çalışmasının yapım dayanağı mevzuatı bu anlamda önem kazanmakta olup 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında kadastro hizmetine tabi tutulan bir alanda, çalışma alanı sınırı belirlenmek ve bu alan içerisinde ölçülmedik yer kalmadığına dair tutanak düzenlenmek suretiyle uygulama yapıldığından bu çalışma alanı kapsamında, istisnai durumlar hariç, tespit ve tescil dışı kalmış alanların tescillerinin yine Kadastro Kanunu hükümleri doğrultusunda yürütülmesi gerekmektedir. 766 sayılı Tapulama Kanunu ve öncesi mevzuatına göre tapulama hizmetine tabi tutulan bir alanda çalışma alanı kavramı, birlik sınırı kavramı ile özdeşleşeceğinden 766 sayılı kanunun 18. Maddesi hükümleri doğrultusunda teknisyenliğin birlik genel sınırını tayin ve tespit etmesi neticesinde oluşan sınırın, bugünün tabiri ile çalışma alanı sınırı olarak kabulü gerekmektedir. Bu durumda da birlik sınırının parsellerin sınırından gösterilmesi suretiyle ya da bu kabulle çalışılan birliklerde, sınır dışında bırakılan taşınmazların kadastro çalışma alanı dışında bırakılmış alan bir başka deyişle de kadastroya açılmamış alan olarak kabulü gerekir.
Hazine adına idari yoldan tescil talepleri; taşınmaz bulunduğu alanın hukuki statüsüne göre temelde iki ana ayrıma tabi tutulmaktadır. Bunlardan ilki tescil talebinde bulunulan taşınmazın kadastrosu tamamlanmış çalışma alanlarında kalması, ikincisi de kadastroya açılmamış çalışma alanlarında kalmasıdır.
Ayrıca bu ana ayrımın altında ise, tescil talebinde bulunulan taşınmazın; Kamu Kurum ve Kuruluşları adına tapuda kayıtlı olup da kadastro çalışmalarında Tespit Harici bırakılan taşınmaz olması veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki Sahipsiz Yerler’den olması durumuna göre tescil yöntemleri değişiklik göstermektedir.
Öncelikle, İlgi (d) genelge ile, kamu kaynaklarının maksadına uygun azami tasarruf prensiplerine riayet edilerek kullanılması her kamu kurum ve kuruluşu ile görevlisi için görev ve aynı zamanda bir mecburiyet olduğu, kamu kurum ve kuruluşlarının harcamalarında tasarruf sağlanması, bürokratik işlemlerin azaltılması ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanımı gerektiği talimatlandırılmıştır.
İlgi (a) genelgemizin içeriğinde, Valiliklerce (Defterdarlık); tescil dışı alanların Hazine adına tescil işlemlerinde öncelikle il tarım müdürlüklerinin (mera komisyonlarının) görüşlerinin alınması, Hazine adına idari yoldan tescile engel bir durumun olmaması halinde bu genelge hükümlerince görüş istenilecek ilgili kurumların temsilcilerinin katılımıyla mahallinde bir komisyon oluşturulması, bu komisyon marifetiyle tespit yapılarak Hazine adına idari yoldan tescile uygun olup olmadığına karar verilmesi, ayrıca ilgili kurumların görüş yazılarının istenilmemesi, yönünde verilen talimat, ilgi (d) genelgenin bürokratik işlemlerin azaltılması ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanımı konusundaki bir mecburiyeti, kamu kurum ve kuruluşlarının hem personel hem de emek ve zaman kullanımlarının tasarruflu bir şekilde planlanması gerekliliğini göstermektedir.
Bu anlamda, öncelikle kamu kaynaklarının kullanımının tasarruflu bir şekilde gerçekleşmesi adına idari yoldan tescil taleplerinde görüş istenilecek ilgili kurumların temsilcilerinin katılımıyla mahallinde bir komisyon oluşturulması ve bu komisyon marifetiyle tespitler yapılarak Hazine adına idari yoldan tescile uygun olup olmadığına karar verilmesi esastır. Böylelikle konunun paydaşı olan tüm kurum ve kuruluşların kaynak kullanımında tasarrufa gidilmiş olunacaktır.
Farklı sebeplerle, taşınmazın tescil talebine yönelik çalışmaların yerine getirilmesi sırasında, görüş istenilecek ilgili kurumların temsilcilerinin katılımıyla mahallinde bir komisyon oluşturulamaması durumunda, ilgi (a) genelgemiz gereği talepte bulunan makam tarafından gerekli tüm yazışmaların yapılarak tescil talebinde bulunulması gerekmektedir.
Talep yazısı ekinde; tescili talep edilen yerle ilgili olarak kadastrodan sonra gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılmış tescil davası ile Hazine ve şahıslar arasında sınır veya mülkiyet yönünden yargıya intikal etmiş ve halen devam eden bir dava bulunup bulunmadığı hususlarını belirten mahalli hukuk mahkemelerinden ve ilgili defterdarlık veya malmüdürlüğünden alınmış yazılar ile dayanak tapu kaydının ve varsa bu yere ait harita (tescil veya kamulaştırma haritası gibi) veya kroki örneğinin ibraz edilmesi gerekmektedir.
Yapılan inceleme sonucunda; ibraz edilen tapu kaydının hudutları itibariyle talep konusu yere ait olduğunun, tapu kaydının tedavülünün bulunmadığının ve kadastro sırasında bir başka parsele uygulanmadığının tespit edilmesi halinde, kayıt kapsamı yerin ölçüsü yapılır ve mükerrerliğe neden olunmaması amacıyla varsa bitişik parsellerle irtibatlı sınırlandırma krokisi ve tescile esas haritası düzenlenir. Ayrıca, yapılan araştırma ve sonuçları, düzenlenecek bir tutanakta açıklanır. Bu tutanak, ekip görevlileri, ilgili kurum temsilcisi, muhtar ve bilirkişilerce imzalanır.
Burada düzenlenecek olan Sınırlandırma Krokisi, 2025/4 sayılı genelgemizin 21. maddesinde tanımlanan, sınırlandırması istenen taşınmazın kadastro müdürü, kontrol mühendisi ve kadastro üyesi tarafından tapu tatbikatının taşınmaz malın maliki ya da yetkili temsilcisi ile sınır komşuları, muhtar, ihtiyar heyetince seçilecek mahalli üç bilirkişinin katılımı ile tapu sınırları ile tasarruf sınırlarının zeminde belirlenmesi şeklinde uygulanır.
Muhtar ve bilirkişilerin çalışma mahallinde hazır bulundurulması, ekibin araziye gidişi ve dönüşü için araç temini, talep sahibi kuruluşça sağlanacaktır.
Bu çalışmalar sonucunda, idarenin talep yazısı ve ekleri ile ekipçe düzenlenecek tutanak, sınırlandırma krokisi, tecile esas haritası ve tescil bildirimi kadastro müdürü tarafından bir üst yazıya eklenmek suretiyle tapu müdürlüğüne gönderilir. Tapu müdürlüğünce, bu yazı yevmiyeye alınmak suretiyle taşınmazın tapu kütüğünde Hazine veya ilgili kamu kurum veya kuruluşu adına tescili yapılır.
3402 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde yer alan “Tapulama ve kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan kamu kurum ve kuruluşlarına ait yerlerin tescili yapılır." hükmü nedeniyle, kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış çalışma alanlarında kadastro harici bırakılmış yerlerin Hazine veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescilinde, sınırlandırma krokisi ve tescile esas haritası kadastro müdürlüğünce düzenlenecek ve bu haritaların yapımı için döner sermaye ücreti alınmayacaktır.
İlgi (b) genelgemizin 3. Maddesinde Sınırlandırma Haritaları “Tapuda kayıtlı olup da henüz kadastrosu yapılmamış alanlardaki taşınmazların sınırlarını belirlemek amacıyla yapılan haritaları,” şeklinde tanımlanmış olup, Kamu Kurum ve Kuruluşları adına tapuda kayıtlı olup da kadastro çalışmalarında Tespit Harici bırakılan taşınmazların tescil taleplerinde Sınırlandırma Haritası ve Tescile Esas Haritası Kadastro Müdürlüğünce düzenlenecektir.
Talep yazısı ekinde; tescili talep edilen yerle ilgili olarak gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılmış tescil davası ile Hazine ve şahıslar arasında sınır veya mülkiyet yönünden yargıya intikal etmiş ve halen devam eden bir dava bulunup bulunmadığı hususlarını belirten mahalli hukuk mahkemelerinden ve ilgili defterdarlık veya malmüdürlüğünden alınmış yazılar ile dayanak tapu kaydının ve varsa bu yere ait harita (tescil veya kamulaştırma haritası gibi) veya kroki örneğinin ibraz edilmesi gerekmektedir.
İlgi (a) ve (b) genelgeler kapsamında tescil talebi incelemeye alınarak, ibraz edilen tapu kaydının hudutları itibariyle talep konusu yere ait olduğunun tespit edilmesi halinde, kayıt kapsamı yerin ölçüsü yapılır, sınırlandırma krokisi ve tescile esas haritası düzenlenir. Ayrıca, yapılan araştırma ve sonuçları, düzenlenecek bir tutanakta açıklanır.
Çalışmalar ilgi (a) ve (b) genelgeler kapsamında yürütülerek, İlgi (b) genelgemizin 3. Maddesinde Sınırlandırma Haritaları “Tapuda kayıtlı olup da henüz kadastrosu yapılmamış alanlardaki taşınmazların sınırlarını belirlemek amacıyla yapılan haritaları,” şeklinde tanımlanmış olup Kamu Kurum ve Kuruluşları adına tapuda kayıtlı olan taşınmazların idari tescil taleplerinde Sınırlandırma Haritası ve Tescile Esas Haritası, yukarıda 1. Maddede tanımlandığı şekilde, Kadastro Müdürlüğünce düzenlenecektir.
Kadastrosu tamamlanmış çalışma alanlarında, Hazinenin senetsiz olarak tasarrufunda bulunan ya da Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz yerlerden olduğu gerekçesiyle tespit harici bırakılmış olan taşınmaz malların Hazine adına tescilinde ilgi (a) genelgenin I-B bölümünde belirtilen usul ve esaslara uyulacaktır.
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer kavramı ile ilgili başlıca hüküm Medeni Kanun’un 715. maddesindedir. Bu madde; “Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Aksi ispatlanmadıkça, yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklar, kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz. Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların kazanılması, bakımı, korunması, işletilmesi ve kullanılması özel kanun hükümlerine tabidir.” şeklindedir.
Hazine Adına Tescil Edilecek Taşınmaz Mallar ile ilgili taleplerde;
Bildirilmesi gerekmektedir.
Bu bildirimlerin, idari yoldan tescil taleplerinde görüş istenilecek ilgili kurumların temsilcilerinin katılımıyla mahallinde bir komisyon oluşturulması ve bu komisyon marifetiyle yapılarak Hazine adına idari yoldan tescile uygun olup olmadığına karar verilmesi esastır.
Ancak, farklı sebeplerle, taşınmazın tescil talebine yönelik çalışmaların yerine getirilmesi sırasında, görüş istenilecek ilgili kurumların temsilcilerinin katılımıyla mahallinde bir komisyon oluşturulamaması durumunda, talepte bulunan makam tarafından gerekli tüm yazışmaların yapılarak tescil talebinde bulunulması gerekmektedir.
Tescil talebinde bulunulan taşınmazın, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı olan yerlerde kalması durumunda ise, imar planı yapılırken “Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik” (Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği) hükümlerine göre, kurumlardan görüş alınmış olacağından bu yerlerin tescili sırasında, bu genelge uyarınca ilgili kurumlardan ayrıca görüş istenilmeksizin (Orman İdaresi hariç) belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ilgili belediyesinden, belediye ve mücavir alan sınırları dışında İl Özel İdaresinden belirtilen Yönetmelik uyarınca belediyesince/valilikçe alınmış kurum görüşlerine göre tesciline engel bir durum olup olmadığının sorulması ve bildirilen görüşe göre tescile engel bir durumun bulunmadığının anlaşılması durumunda Hazine adına tescil işleminin talep edilmesi, görüş alınmayan kurum bulunması halinde, Hazine adına tescil talebinde bulunan ilgili idarece görüş alınması yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Buna göre, Hazine adına idari yoldan tescil talebinde bulunan idarenin talep yazılarında;
Belirtilmesi ve ayrıca, Maliye Kuruluşunca veya Hazine adına tescil talebinde bulunmaya yetkili kuruluşlarca taşınmazın mahallinde köy/mahalle muhtarı ve bitişik taşınmaz maliklerinin katılımıyla, tescili istenen taşınmaza yönelik gerçek ve tüzel kişilerce sınır ve mülkiyet yönüyle yargıya intikal ettirilmiş ve halen devam eden bir dava bulunmadığı hususlarını da içeren düzenlenen tutanağın (Mahalli Tespit Tutanağı) gönderilmesi halinde, tespit dışı alanların ilgi (a) genelgeye göre idari yoldan Hazine adına tescilinin yapılması gerekmektedir.
Kadastrosu tamamlanmış çalışma alanlarında, Hazinenin senetsiz olarak tasarrufunda bulunan ya da Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz yerlerden olduğu gerekçesiyle tapulama/kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılmış veya tapulama/kadastro çalışmasına konu edilmemiş olan taşınmaz malların Hazine adına tescilinde, tescile esas haritaları ilgili kamu kurum ve kuruluşunca yapılacak veya yaptırılacak olup, bu haritaların kontrolü sırasında kontrollük hizmeti için döner sermaye ücreti alınmayacaktır. Tescile esas haritalar, yürürlükteki teknik mevzuata uygun olarak düzenlenecektir. Tescili talep edilen alan içerisinde tescile tabi olmayan kamunun kullanımında olan kamuya ait yol, dere vb. varsa sınırlandırma çalışmasında bu sınırlar dikkate alınarak tescil edilecek parsel sınırları belirlenir.
İstisnai olarak, Tescil talebinde bulunulan taşınmazın; Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Sahipsiz Yerlerden olup da Kadastroya açılmamış çalışma alanında kalması durumunda; karakol yeri, sağlık ocağı, okul, ibadet yeri, afet nedeniyle seçilen yeni yerleşim alanları için kamu hizmeti amaçlı kullanılacak olan yerlerin tesciline yönelik sınırlandırma krokisi ve tescile esas haritası kadastro müdürlüklerince döner sermaye ücreti alınmaksızın düzenlenecektir.
İlgi (b) genelgenin 3. Maddesinde “Tapu planları: Tapu siciline tescili gereken taşınmazlarla ilgili mülkiyet ve irtifak haklarının sınırlarını, yapıların konumlarını, belirtilmesi gereken diğer teknik hususları gösteren, resmi ölçüme uygun olarak sayısal veya çizgisel şekilde üretilen kadastro, kadastro paftalarının yenilenmesi, sayısallaştırma veya düzeltme çalışmaları sonucu düzenlenen, ilgili idarelerce yapılan veya yaptırılan, talebe bağlı değişiklikler sonucu düzenlenen harita ve plânlar ile diğer harita ve planları,” şeklinde tanımlanmış olup 4. Maddesinde “(1) Tescile konu olan harita ve planların yapımından mühendis, kontrolünden ise kontrol mühendisi ile işlem kapsamında görevlendirilen kadastro teknik personeli birlikte sorumludur.” Hükmü bulunmaktadır. Aynı genelgenin 3. Maddesinde “Mühendis: 6235 Sayılı Kanun kapsamında serbest çalışan ve kamu kurum kuruluşlarında görevli; geomatik, harita, harita ve kadastro, jeodezi ve fotogrametri mühendisi veya yüksek mühendisini,” şeklinde tanımlanmıştır.
İlgililerince tescil dışı kalmış bir alanın hazine adına tescil edilmesi ve akabinde 4706 sayılı kanun kapsamında değerlendirilmesi amacıyla tescil ettirme yetkisine haiz idaresine dilekçe ve eki teknik dosya ile müracaatta bulunulması durumunda; ilgi (b) genelgemizin 5. Maddesinin (4). Fıkrası “Hazine veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlarının değerlendirilmesi amacıyla harita yapımı işlemlerinde, resmi yazıda işlemi talep eden gerçek/tüzel kişinin T.C kimlik numarası/vergi numarasının yazılması halinde, bu kişiler de taşınmazın ilgilisi sayılır” hükmü gereği dilekçe sahibi de taşınmazın ilgilisi sayılacağından Serbest Harita Mühendisi ile dilekçe sahibi arasında bir sözleşmenin varlığının da aranması gerekmekte olup teknik evrakların bu serbest mühendis tarafından imzalanmış, idaresince de onaylanmış olması gerekir.
İlgi (a) genelge kapsamında yapılacak çalışmalarda üretilecek teknik nitelikli evrakların, anılan mevzuatlar kapsamında, kurum veya kuruluşun kendisince yapılması durumunda kurum bünyesinde çalışan ya da bu iş için yetkilendirilen / görevlendirilen mühendis tarafından sorumluluğunun üstlenilmesi gerekmektedir. Kurum veya kuruluşun tescil evraklarını dışarıya yaptırması veya dilekçe sahibince Teknik Dosya ile talepte bulunulması durumunda ise ilgi (b) genelge kapsamındaki tüm sorumlulukların mühendisince üstlenilmesi gerekmekte olup Borçlar Hukuku ve Vergi Hukuku kapsamında sözleşme varlığının aranılması gerekmektedir.
Bundan sonra; ilgi (a) genelge kapsamında oluşacak tescil taleplerinde yazımız içeriğinde belirtilen hususlara dikkat edilmesi konusunda,
Bilgi ve gereğini rica ederim.
Bloga abone olduğunuzda, sitede yeni güncellemeler olduğunda, onları kaçırmamanız için size bir e-posta göndereceğiz.
Yorum