Planlı Alanda, İmar Yolunun Kısmen Açılması (Çıkmaz Yol)
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun E: 2021/3641 K: 2022/803 T: 09/03/2022 sayılı kararında "3194 sayılı İmar Kanunu’nun yerleşimlerin ve bu yerleşimlerdeki yapılaşmanın sağlıklı şekilde teşekkülünü sağlama amacını taşıyan sistematiği incelendiğinde; düzenli ve sağlıklı yaşam çevreleri oluşturmak için öncelikle imar planlaması yapılması, bu planlamaya dayalı olarak arazi ve arsa düzenlemesi yapılması, daha sonra yapılan arazi ve arsa düzenlemesine uygun olarak yapılaşma ve buna ilişkin esaslar ile bu konudaki diğer uygulamaların gerçekleştirilmesini öngören bir sistem getirdiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple planlamaya ve devamına ilişkin süreçte ortaya çıkan sorunların özetlenen sistemin dışına çıkılarak yapılacak fiili uygulamalar yoluyla çözülmesi mümkün olmadığı gibi bu durum Kanun’un amacının gerçekleştirilmesini de engelleyici sonuçlar doğurabilecektir.
Belirtilen bu yaklaşım esas alınarak uyuşmazlık konusu olay incelendiğinde; dava konusu taşınmazın komşuluğunda bulunan … ada, … sayılı parselin imar yoluna mülkiyet terkinleri yapıldıktan sonra … , … , … , … sayılı parsellerin oluştuğu; bu nedenle, yürürlükteki imar planında belirlenen yolun taşınmazın kuzeydoğu istikametine isabet eden kısmının kamulaştırma işlemine gerek kalmadan fiilen açılmasında hukuki bir engelin bulunmadığı anlaşılmış olsa da, yolun diğer kısmının isabet ettiği … ada, … , … ve … sayılı parsellerin kamu eline geçmeden imar yolunun tamamının açılamayacağı görüldüğünden, imar planlarında öngörülen ulaşım sisteminin bir parçası olan imar yollarının güzergahının belirlenmesi sırasında yolun devamlılığının ve diğer yollarla bağlantısının gözönünde bulundurulması zorunluluğu uyarınca çıkmaz yol niteliğinde bir yol formunun ulaşım sistemine ve mevzuata aykırılık taşıyacağı sonucuna ulaşılmakta ve bu durum yukarıda yer verilen planlama süreci ve devamına ilişkin sistematiğe aykırı davranılması durumunda ortaya çıkacak sakıncalara örnek teşkil etmektedir. Bu sebeple alana ilişkin fiili durumdan hareket edilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümü mümkün bulunmamaktadır.
Ancak, İmar Kanununun 3. maddesinde herhangi bir sahanın imar planındaki esaslardan farklı amaçlarla kullanılamayacağı, bu amacın yerine getirilmesine ilişkin ise 10. madde hükmüyle, belediyelere imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde imar programını hazırlama, yatırımcı kuruluşlara imar planlarında kamu hizmetine ayrılan arsaları imar programı süresi içerisinde kamulaştırma, yine yetkili idari makamlara kamulaştırmaya ilişkin ödeneği yatırımcı kuruluşun bütçesine koyma mükellefiyeti yüklenmek suretiyle, kanun koyucu tarafından kamu yararı adına fedakarlığa katlanmak durumunda kalan taşınmaz maliklerinin mülkiyet haklarının ihlal edilmesi sonucunu doğuracak şekilde uzun süre taşınmazlarının imar programlarına alınmadan bekletilmesi uygun görülmemiş ve idareye herhangi bir takdir yetkisi tanınmaksızın bağlayıcı sürelerle gerekli işlemleri yapma görevi verilmiştir.
Bu nedenle, İmar Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca; imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlama konusunda bağlı yetki içerisinde bulunan idarenin söz konusu taşınmazların imar programı kapsamında bulunmadığı gerekçesine dayanarak tesis ettiği işlemde hukuka uyarlık, anılan işlemin iptali yolundaki temyize konu kararda ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir."
Plansız Alanda, Çıkmaz Yola Cepheli İfraz
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kadastro Dairesi Başkanlığı'nın 07.01.2026 tarih E-19083801 sayılı talimatı "Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 44. ve 45. maddeleri doğrultusunda yapılacak ifraz işlemlerinde; kadastro veya tapulama haritasına işlenmiş, kamu eline geçmiş ve kamunun kullanımına açık ayrıca her tür güvenlik koşulu gereği ve servis sağlanması aşamalarında erişim dikkate alındığında sürekliliği bulunan bir yaya yahut taşıt yoluna cephesi bulunan parsellerin ifrazlarının yapılabileceği, ancak kadastro haritasında sürekliliği bulunmayan, girişi ve çıkışı aynı yerden olan yollar, kuldesak olan yollar ve bir şekilde sonlanan yollar, devam eden yol niteliği taşımadığından çıkmaz yol olarak değerlendirilmekte olup, bu kapsamda çıkmaz yola cepheli taşınmazların ifrazının uygun olmadığı"