İLGİ : Bodrum Milli Emlak Müdürlüğü’nün 12.04.2018 tarih 77488321-300-[481-1]-1265 sayılı yazısı.
İlgi yazı ile Bodrum ilçesi Geriş Mahallesinde mülkiyeti Bodrum Belediye Başkanlığına ait taşınmazların satış işlemine ilişkin muhtelif yazılarla satış değerlerinin sorulduğu ve bu kapsamda yapılan inceleme sonucu düzenlenen Teknik Raporlarda, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 8.maddesinde “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişme Bölgeleri ile Turizm Alan ve Merkezlerinde kapanan yol ve yol fazlalıklarının Hazine adına tescil edilmesi gerekir.” denilmekte olduğu belirtilmiş ve Maliye Bakanlığından alınan 19.03.2018 tarih 9155 sayılı yazı ile de 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında Turizm Merkezlerinde ve Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde imar planı ile kapanan yol ve yol fazlalıklarının Hazine adına ihdasen tescillerinin sağlanması gerektiği belirtildiği bildirilmiştir.
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 8. Maddesinde;
"Madde 8 – A. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde ve turizm merkezlerinde Bakanlığın talebi üzerine, imar planları yapılmış ve turizme ayrılmış yerlerdeki taşınmaz mallardan;
- (Değişik: 7/5/2008-5761/2 md.) Hazineye ait olan yerler Maliye Bakanlığınca, Bakanlığa tahsis edilir. Hazine adına tescili yapılmamış Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle, kapanan yollar ve yol fazlalarının resen tescili, talep tarihinden başlayarak en geç bir ay içinde tamamlanır…" Şeklinde hüküm bulunmaktadır.
İlgi yazı ile bu hüküm kapsamında Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde ve turizm merkezlerinde oluşacak olan tüm ihdas işlemlerinin tescillerinde mülkiyet tespitinin Hazine adına olması gerektiği görüşü bildirilmiştir.
Yapılan incelemeler ile;
2644 sayılı Tapu Kanun’un 21 inci maddesi; "Köy ve Belediye sınırları içinde kapanmış yollarla yol fazlaları köy veya belediye namına tescil olunur." hükümlerini içermektedir.
Bilindiği üzere; İmar planı uygulamalarında, köy ve belediye sınırları içerisinde mevcutta kadastro yolu olarak hizmet verirken plan uygulamasıyla imar adaları içerisinde kalarak kapanan yollar ile artık yol fazlalarının koşulları mevcut olduğu takdirde 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21. maddesine istinaden köylerde “Köy Tüzel Kişiliği”, belediye sınırları içerisinde “Belediye Tüzel Kişiliği” adına tescil edilmesi kanuni bir zorunluluktur. Başka bir anlatımla; bir yolun terk edilmesi veya güzergah değişikliği nedeniyle eylemli olarak yol olarak kullanılmaması halinde böyle bir yer, sınırları dahilinde bulunan belediye veya köy adına tespit edilir.
03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun İstisnalar başlıklı 4. Maddesinde, Turizm hizmeti ile bu hizmetin gereği, turizm bölgeleri, turizm alanları ve turizm merkezlerinin tespiti ve geliştirilmeleri, turizm yatırım ve işletmelerinin teşvik edilmesi, düzenlenmesi ve denetlenmesi amacıyla çıkarılan 12/03/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nun uygulandığı alanlarda öncelikle, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nda öngörülen imarla ilgili hükümlerin, İmar Kanunu’nun ise sadece Turizm Teşvik Kanunu’nun hükümlerine aykırı olmadığı oranda uygulanacağı anlaşılmaktadır.
Bu anlamda; 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nun 8.maddesinin, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 4.maddesinin ve 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21.maddesinin bir bütün halinde değerlendirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nun 8.maddesini kapsam yönüyle doğru irdelemek gerekmektedir. Yasa metnine bakacak olursak ana kapsam; “Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde ve turizm merkezlerinde” şeklinde belirtilmiş olup mevzuatı gereği Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi, Turizm Merkezi veya Turizm Alanı olarak ilan edilmiş olması temel şarttır. Bu bölgeler kapsamında kalan alanlar için ise yine tali kapsam; “imar planları yapılmış ve turizme ayrılmış yerlerdeki taşınmaz mallar…” şeklinde tespit edilmiştir.
2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21.maddesinin uygulanması aşamasında ihdasa konu olacak alanın hukuksal kapsamını tayin edebilmek için, ihdasa konu alanın 3194 sayılı İmar Kanununun 4. Maddesinde belirtilen istisnai uygulama ile 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nun 8.maddesinin kapsamında mı kaldığı yoksa 3194 sayılı İmar Kanununun genel uygulama alanı kapsamında mı kaldığı hususunun tespiti tali kapsamın doğru anlaşılması ve uygulanması ile mümkün görünmektedir.
İmar Planlarının yapılması ve kapsamına dair mevzuat planların mekânsal kullanım tanımlarını ve esaslarını da tespit etmiştir. Uygulama İmar Planı içerisinde kullanım türü farklılığı gösteren imar adaları olması planın doğal sonucudur.
2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nun 8.maddesinin tali kapsamı “imar planları yapılmış ve turizme ayrılmış yerlerdeki taşınmaz mallar…” şeklinde belirlenmiş olduğundan imar planlarının yapım tekniğine göre kullanım türü olarak turizme ayrılmış imar adaları bu kapsam tayininin içerisinde yer almalıdır.
Buna göre; 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21.maddesinin uygulanması sırasında, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 4.maddesinin öngördüğü istisnai uygulama ile 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nun 8.maddesinin işletilmesi ancak uygulama imar planında kullanım türü olarak turizme ayrılmış imar adalarına rastlayan ihdas işlemleri için mümkün görünmektedir.
Ya değilse, tersine bir düşünce ile salt turizm bölgesi, turizm alanı ya da kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi içerisinde kalıyor diye uygulama imar planı gereği kullanım türü olarak konut, ticaret, eğitim, belediye hizmet alanı vb. gibi tespit edilmiş alanlara rastlayan ihdas işlemlerinin hazine adına tescil edilmesi gibi bir talep oluşur ki bu hukuki bir aksaklığın doğması anlamına gelir.
Sonuç olarak;
Uygulama İmar Planları gereği kapanan yollar ve yol fazlalarının tescili için 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21.maddesinin uygulanması sırasında, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 4.maddesinin öngördüğü istisnai uygulama ile 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nun 8.maddesinin işletilmesi ancak uygulama imar planında kullanım türü olarak turizme ayrılmış imar adalarına rastlayan ihdas işlemlerini kapsayacağı, bunun dışında kalan diğer alanlarda ise imar kanununun genel hükümlerinin uygulanacağı değerlendirilmektedir.
Ancak; ilgi yazı ile tüm alanların hazine adına tescili öngörülmüş olup birimimizde uygulamanın ne şekilde yönlendirileceği konusunda tereddüt hasıl olduğundan konunun önemine binaen Genel Müdürlüğümüzce değerlendirilerek bir görüş oluşturulması gerekmektedir.
Bilgi ve gereğini arz ederim.