Anonim Kullanıcı
  Çarşamba, 28 Ocak 2026
  1 Yanıt
  159 Ziyaret
  Abone
Merhabalar Müdürüm
Bulunduğum ilde plansız alanda kalan bağ vasıflı parsellerin ifraz veya tevhit-ifrazı için Tarım Müdürlüğüne görüş sorulduğunda, Tarım Müdürlüğünce zemin kontrolü yapılıyor ve eğer zeminde bağ vasıflı arazi parçası parselin büyük bir kısmını oluşturmuyorsa ifraz için olumsuz görüş veriliyor. Yani parsel bağ vasfını yitirmişse olumsuz görüş veriliyor.
Bunun mevzuattaki yerini merak etmekle beraber, Toprak Koruma Kanunu veya Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğine göre ne tür çözümler bulabiliriz. Örneğin, bağ vasfını hali arazi veya başka bir niteliğe çevirmek için işlemlere başlayıp, sonrasında ise Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62. maddesi gereğince tevhit-ifraz işlemlerine devam edebilir miyiz?
Teşekkürler, iyi çalışmalar.
Bu iletiyi değerlendirin:
Perşembe, 05 Şubat 2026 18:01
·
#13
Onaylanan Yanıt
Öncelikle cevabın gecikmesi için kusura bakmayın.
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 2/(4) "Belediye ve mücavir alan sınırları içinde veya dışında imar planı ve yerleşik alan sınırları dışında kalan iskan dışı alanlarda, uygulanır." hükmü gereği soru konusu taşınmaz Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği kapsamında kalmakla beraber İmar Kanunu'nun 27. maddesinde yer alan "Köy yerleşik alan sınırı içerisinde, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanmaz." hükmü kapsamında da Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği düşünülmelidir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı kanunu'nun 8. maddesinde yer alan "Tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri Bakanlık tarafından belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılır." hükmü kapsamında, tarım arazileri, 4 ayrı sınıflandırmaya tabi tutulmaktadır. Ayırma işlemleri de bu sınıflandırmalar üzerinden uygunluk almaktadır.
Yine kanunun 8. maddesinde yer alan "Asgari tarımsal arazi büyüklüğü, bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek Bakanlık tarafından belirlenir. Belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler, bölünemez eşya niteliği kazanmış olur." hükmü ile de ayırma işlemlerinin yasal dayanağı şeklindedir. Kanuna ekli (I) sayılı listede büyüklükler verilmiş olup kanunun 8. maddesinde de "Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez." hükmü getirilmiştir.
Bakanlığın uygulama talimatı Ek-2 sinde ise Üzüm (Bağ) için sulu ve kuru koşullardaki fidan sayıları belirtilmiş, tarımsal üretimin vasfa, bu fidan sayılarını sağlaması halinde yansıtılması öngörülmüştür. (Dikili Tarım Arazisi)
Aynı uygulama talimatına göre, bir sınıftan diğerine geçmek, Tarım Müdürlüklerinin düzenleyeceği raporla mümkün olup bu rapora göre arazi hangi sınıfta ise o sınıfın ayırma parametrelerine tabi hale gelecektir.
Talebe konu taşınmazın bulunduğu sınıfa göre ayırma işlemini sağlayıp sağlayamayacağı Tarım Müdürlüklerinin inceleme konusu olup yine bir sınıftan diğerine geçmesi de Tarım Müdürlüklerinin raporu ile mümkün olacaktır.
Kolay Gelsin...
Perşembe, 05 Şubat 2026 18:01
·
#13
Onaylanan Yanıt
Öncelikle cevabın gecikmesi için kusura bakmayın.
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 2/(4) "Belediye ve mücavir alan sınırları içinde veya dışında imar planı ve yerleşik alan sınırları dışında kalan iskan dışı alanlarda, uygulanır." hükmü gereği soru konusu taşınmaz Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği kapsamında kalmakla beraber İmar Kanunu'nun 27. maddesinde yer alan "Köy yerleşik alan sınırı içerisinde, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanmaz." hükmü kapsamında da Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği düşünülmelidir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı kanunu'nun 8. maddesinde yer alan "Tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri Bakanlık tarafından belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılır." hükmü kapsamında, tarım arazileri, 4 ayrı sınıflandırmaya tabi tutulmaktadır. Ayırma işlemleri de bu sınıflandırmalar üzerinden uygunluk almaktadır.
Yine kanunun 8. maddesinde yer alan "Asgari tarımsal arazi büyüklüğü, bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek Bakanlık tarafından belirlenir. Belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler, bölünemez eşya niteliği kazanmış olur." hükmü ile de ayırma işlemlerinin yasal dayanağı şeklindedir. Kanuna ekli (I) sayılı listede büyüklükler verilmiş olup kanunun 8. maddesinde de "Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez." hükmü getirilmiştir.
Bakanlığın uygulama talimatı Ek-2 sinde ise Üzüm (Bağ) için sulu ve kuru koşullardaki fidan sayıları belirtilmiş, tarımsal üretimin vasfa, bu fidan sayılarını sağlaması halinde yansıtılması öngörülmüştür. (Dikili Tarım Arazisi)
Aynı uygulama talimatına göre, bir sınıftan diğerine geçmek, Tarım Müdürlüklerinin düzenleyeceği raporla mümkün olup bu rapora göre arazi hangi sınıfta ise o sınıfın ayırma parametrelerine tabi hale gelecektir.
Talebe konu taşınmazın bulunduğu sınıfa göre ayırma işlemini sağlayıp sağlayamayacağı Tarım Müdürlüklerinin inceleme konusu olup yine bir sınıftan diğerine geçmesi de Tarım Müdürlüklerinin raporu ile mümkün olacaktır.
Kolay Gelsin...
Henüz bu gönderiye yanıt verilmedi.
Bu gönderiye ilk yanıt verenlerden biri olun!
Yanıtınızı Gönderin
Aşağıdaki düğmeye tıklayarak bu tartışmaya dosya ve görseller yükleyebilirsiniz. gif,jpg,png,jpeg,zip,rar,pdf desteklenir.
· InsertEkleyin · Kaldır
  Dosyaları yükle (En Çok 10MB)